Bizim için oldukça “masum” ve olağan bir bilgi kaynağı iken arka planda bir veri imparatorluğu kurmayı başaran Google, artık içerisinde ‘akıllı’ geçen neredeyse her şeyi bünyesine katıyor. Verileri yalnızca analiz etmek ve anlamakla kalmayıp onları yaşayan birer organizma olarak ele almasıyla artık biz de Google için bir rakam bütünü haline geldik. Demografik bilgilerden söz etmiyoruz elbette! Nerede ne kadar vakit geçiriyoruz, ne yiyip ne içiyoruz, nelerden hoşlanıyoruz ve hatta hangi durumlarda ne gibi davranışlar sergiliyoruz... En insani davranışlarımız bile Google’ın dünyasında öngörülebilir “rakamsal” bir karşılık bulabiliyor.

Burada anahtar kelime “öngörülebilir”; çünkü insanoğlu olarak yazılım ya da algoritmalara göre öngörülebilir olsak da her daim bir sürpriz payı bırakmayı da ihmal etmiyoruz. İşte, bu minik pay şimdilik bizi büyük oranda yapay zekadan ayrıştırsa da gelecekte bu ayrışmanın ne kadarlık bir kısmı Google için çözülebilir olacak bekleyip göreceğiz. Bu süreçte ise bu zengin ve dinamik veri dünyasının gündelik yaşamımıza “küçük sihirler” katmasına seyirci kalacağız gibi görünüyor. Hayır, akıllı cihazlardan bahsetmiyoruz. Konumuz, bahsi geçen ayrışmaya çok daha yakın bir yere, kente odaklanıyor; yani akıllı şehirlere.

Herkes İçin En İyiye: Akıllı Şehir Nedir?

Kent bünyesinde yaşayan bireylerin, kentin sunduğu ortak imkanların yanı sıra kendi bireysel ihtiyaçlarını da karşılayabildiği, doğaya saygılı, sürdürülebilir ve sağlıklı bir yaşam sunma hayaliyle tasarlanan akıllı şehirler, odağına “insana saygıyı” alıyor. Doğadan bahsedip insana saygıyı odağa koymak, kulağa biraz çarpık gelse de burada kendi sürdürülebilirliği ve konforlu yaşamı için doğadan ilham alan ve kendi merkezine de doğayı koyan bir bireyden bahsediyoruz. Ancak akıllı şehirlerin en önemli farkı, yalnızca kolektif alanı değil bireysel alanı da düşünmesi ve bu alanlara saygılı bir anlayışa sahip olması. Peki, uygulamada bu söylem kendine nasıl yer buluyor? Biraz açıklayalım…

Öncelikle bir şehrin akıllı olabilmesi için şehirde yaşayan kişilerin ihtiyaçlarını anlatabilmesi ve bu ihtiyaçlara hem dönemsel hem de gündelik olarak cevap verebilmesi gerekir. Şehrin yer aldığı coğrafi konumu ve iklimsel değişimleri de dikkate alarak altyapıyı, bu koşullara uygun şekilde yeniden tasarlar ya da uygulamaya alır. Bunlar arasında;

  • Yeniden tasarlanan yollar ya da mevcut haliyle işlevsiz kalması durumunda geliştirilen yollar,
  • Toplu taşımada son teknolojilerin kullanılması,
  • Yine gelişen teknoloji yardımıyla elektrik, su ve ısı tasarrufunu sağlayacak adımların atılması,
  • Yukarıda bahsedilen tüm hedeflere yönelik olarak şehrin hem altyapısal hem de mimari anlamda yeniden ele alınması gibi farklı ve zorlu adımlar yer alır.

Akıllı şehirleri önemli kılan bir diğer detay ise yine yukarıda bahsettiğimiz bireysel alanlara dokunabilme yeteneği. Evet, kamusal alanlara cevap verebilen çözümler faydalı; ancak bu çözümler bireysel ölçekte kentlilere ne kadar dokunabiliyor? Bunu anlama niyetini taşıyan akıllı şehirler bu noktada, piramidin en tepe noktasından en alt noktasına kadar sıralanan hiyerarşik yapıda; valilikler, belediyeler ve kent sakinleri arasında bir iletişim ağı kurar. Bu, bir uygulama ya da bir online platform yardımıyla gerçekleşir. Her kent bunu farklı şekilde uygulasa da amaç aynıdır: Şehirde yaşayanları dinlemek ve ihtiyaçlarını daha küçük ölçekte anlamak. Yani yalnızca ana yolları düzenlemek değil, mahalleleri sokakları ve hatta apartmanları kendi yaşam alanları çerçevesinde anlayıp bu çıkarımlara yönelik çözümler üretmek. İşte, bu noktada veriler çok değerli hale gelir. Bu sayede de mikro ölçekten makro ölçeğe cevap verebilen şehirler doğar.

Google Veri Şehri de ‘Akıllı’ mı?

Şimdi, gelelim Google’ın oldukça iddialı projesi olan Veri Şehri’ne. Google'ı da bünyesinde bulunduran Alphabet'in alt kuruluşlarından Sidewalk Labs'in, Toronto'nun güneydoğusunda yer alan 4.8 hektarlık bir kıyı bölgesini geliştirdiği bir pilot proje olarak karşımıza çıkan bu yeni şehir modeli, tamamen sıfırdan tasarlanacak. Amaç hem bölgeyi daha görünür kılmak hem de küçük bir şehir planlama deneyi yapmak.

50 milyon dolarlık bir “küçük” bir bütçe ile tasarlanması planlanan bu görkemli proje için Google, Toronto ofisini bu bölgeye taşıyacak. Kentin her yerine yerleştirilecek sensörler aracılığı ile trafik akışı, ses seviyeleri, hava kalitesi, enerji kullanımı, yolculuk rotaları ve atık üretimi gibi konularda sürekli veri akışı sağlanması hedefleniyor. İlk bakışta oldukça matematiksel görünse de projenin dokunduğu alanlar matematiksellikten oldukça uzak. Şehrin tasarımının şehirde yaşayanlar tarafından ne kadar beğenildiği, bir marketin ziyaretçilerinin hangi demografik gruptan oluştuğu ve eczane ya da hastane gibi noktaların herhangi bir salgın hastalık durumunda yeteri kadar ziyaret edilip edilmediği gibi çok daha minik ölçekli sorunlara cevap aranacak. 7 gün 24 saat izlenecek veriler hem şehirde yaşayanların konforu hem de şehrin sürdürülebilirliği için kullanılacak.

Herkesin Birbirini Dinleyebildiği ve Anlayabildiği Bir Model

Akıllı şehir modellerinden aşina olduğumuz bu “birbirini dinleme hali”, Google’ın Veri Şehri’nde de %100 geçerli olacak. Vatandaşların erişimine açık bu platformda çok fazla ses yapan komşu veya bir türlü bitmek bilmeyen bir inşaatla karşı karşıya kalındığında gönderilip aylar sonra cevap alınabilen “şikayet kartlarının” yerini, aktif olarak çalışan ve çözüm sunan bir sistem alacak. Siz ofiste çalışırken evinize gelecek tamiratçının erişim izni ya da spor salonuna giriş izni için de yine aynı platform kullanılabilecek.

Aynı platformun daha büyük ölçekli süreçlerde de kullanılabilmesi ile herhangi bir inşaat gerçekleştirilmesi durumunda öncelikle yayalar ve engelliler düşünülerek planlama yapılacak. Harita sistemiyle çalışacak bu bölümde, anlık olarak izlenen ve verilerin takibinin yapıldığı harita sayesinde ihtiyaçların belirlenmesi ve çözüm sunulurken bu çözümün kimleri ne kadar etkileyeceğinin kesinleştirilmesi mümkün olacak. Çöplerin toplanması, sokak güvenliğinin ve etkin toplu taşımanın sağlanması gibi gündelik hayata dair küçük ancak önemli akışlar da yine bu sayede zahmetsizce planlanabilecek.

Kent Odaklı Değil, İnsan Odaklı

Alternatif senaryoları simüle edebilmek ve daha etkili müdahale yöntemlerini saptayabilmek adına modelleme sistemlerimden yararlanılırken böylece kentin durmadan inşa edilmesi -yani geliştirilmesi- aslında o şehirde yaşayan herkesin katkısıyla gerçekleşmiş olacak. Kendini bu denli gözlemleyebilen ve yine kendi başına aksiyon alabilen bu mükemmel yapının temel farkı ise her kent projesinde altı çizilerek söylenen, ancak uygulamada zayıf kalan “insanı odağa alma” amacını her anlamda hayata geçirmiş olacak.

Bu denli sistemli hareket edildiğinde oldukça “basitmiş” gibi görünen bu proje boyunca yerel yönetime bağlı karar mekanizmaları, kent liderleri, akademisyenler ve aktivistler ile birlikte bir yıl boyunca çeşitli çalışmalar yürütülerek herkesin birbirini dinlediği ve bunu kendi için değil herkes için yaptığı bir modele erişilmesi hedefleniyor. Bu yarı ütopik ancak gerçekleştirilmesi o kadar da zor olmayan modelin, gelecekteki şehir yapılanmalarına da ilham olması ve yayılması bekleniyor. Neler olacağını bekleyip göreceğiz.

Nef
Yazar

Nef

Gizlilik İlkeleri & Kullanım Koşulları

Nef’in web formunu dolduran müşteri tarafından siteye kayıt formunda belirtilen veya daha sonra kendisi tarafından güncellenen adresi, e-posta adresi, sabit ve mobil telefon hatları ve diğer iletişim bilgileri üzerinden mektup, e-posta, SMS, telefon görüşmesi ve diğer yollarla üyeye iletişim, pazarlama, bildirim ve diğer amaçlarla kullanıcıya ulaşma hakkı bulunmaktadır. Müşteri, Nef’in web sitesinden bilgi formu doldururken ve/veya başka yollarla geçmişte vermiş olduğu ve/veya gelecekte vereceği kişisel ve alışveriş bilgilerinin ve alışveriş ve/veya tüketici davranış bilgilerinin yukarıdaki amaçlarla toplanmasına, kullanılmasına ve arşivlenmesine izin verdiğini beyan ve kabul eder. Müşteri kendisine yönelik yukarıda belirtilen iletişim faaliyetlerinin devam etmemesini ve veri paylaşım tercihlerini değiştirmek isterse bu talebini Nef’in info@nef.com.tr adresine iletebilir.