İlham kaynağımız öyle değişkendir ki üretim sürecinde aynı anda farklı birçok şeyden etkilenebiliriz. Konut projeleri, kültür sanat kompleksleri, stadlar ve hatta şehir planlaması dahi farklı ve değişken ilham kaynaklarına sahiptir. Çoğunlukla insan ve coğrafya kaynaklı olsa da ilhamın kaynağı bazen çok daha basit olabilir. Farklı dönemlerde gelişen mimari akımlar bu durumun en net ve güzel örneklerindendir. Kıvrımlı detaylar, keskin köşeler ya da görkemli gövdeler… Yapıların hangi şekilde ‘sahneye çıkacağına’ genellikle zamanın ruhu karar verir. O zamanın içine yayılmış alışkanlıklar, görme biçimleri ya da gündelik yaşamın ta kendisi... Zamanın ruhu hepsini kapsar. Peki, zamanın ruhundan ilham alan yalnızca mimari yapılar mıdır? Pek öyle sayılmaz.

Neoklasizmin ‘En Rahat’ Hali

Tıpkı farklı müzik türleri gibi farklı mimari akımlar da popüler oldukları dönemlerde belirli bir zümreye ya da toplumsal kesime yönelik net bir gösterge ortaya koyuyordu. Bazı binalar yalnızca kralların girebileceği türdendi, diğer bir deyişle en az onlar kadar görkemliydi. Bu anlara ait parçaları hala yalnızca müzelerde görebildiğimiz gibi içeri girmeyi başarabildiğimiz binalarda da bu atmosferi hissedebiliriz. Tasarımcı Nynke Koster, bu tuhaf ikilemi minik bir oyuna çevirmek istemiş ve gündelik hayatta kullandığımız ‘sıradan’ kabul edilen objeleri, yine erişilmesi zor olarak kabul edilen kusursuz yapıların minik birer kopyası olarak yeniden yorumlamış.

Dışarıdan tek bir bakışta sizi içine çeken sütunların salonunuzda minik birer tabureye dönüşmesi anlamına gelen bu yorum, zamanın ruhunu ölümsüz kılarken bu ruhu ‘şimdiki zamanın ruhu’ içerisine hapsediyor. Görkemli olduğu kadar mizahi bir yanı da bulunan, dışarıdan kusursuz ve sert görünen bu tasarımlara dokunduğunuz anda işlerin o kadar da ‘zorlu’ olmadığı gerçeği ortaya çıkıyor. Herkes için erişilebilir ve gerçek anlamda deneyimlenebilir yapılardan söz ediyoruz. Oturabildiğiniz, yuvarlanabildiğiniz ve dilediğiniz kadar dokunabildiğiniz, tamamen size ait bir barok bina rölyefi ilginizi çekmez miydi?

Zamanın Parçaları

Sanat ve mimari arasındaki sınırları kaldırmayı başaran bu tasarımlar, Koster, farklı mimari akımlara ait yapıları ve yapı elemanlarını incelerken ortaya çıkıyor. Bu sayede koleksiyonun tamamı, her parçası ile bir zaman çizgisine oturtulmuş oluyor. Farklı detaylarla betimlenen farklı tarihi dönemler, Koster’in gerçek binalardan kalıplar alarak hazırladığı bu yepyeni tasarımlarla birlikte en umulmadık mekanlarda yeniden var oluyor.

İlk olarak ‘Coexist’ isimli mezuniyet projesinde, mimarlık tarihindeki ünlü kapılar üzerinde çalışmaya başlayan sanatçı, bu kapıları üzerinde yürünebilir, rahat ve büyük minderler olarak yorumlamış. ‘Fragments of Time’ (Zamanın Parçaları) serisinde ise bu çalışmayı bir adım öteye taşıyarak gündelik hayatta sıklıkla kullandığımız objelerden biri olan tabure ve pufları, yine ilham aldığı barok ve neoklasik döneme ait yapıların birebir kopyası olacak şekilde yeniden tasarlamış. Dilediğiniz an dilediğiniz şekilde iletişime geçebileceğiniz tasarım harikaları, böylece evinizin ya da ofisinizin herhangi bir köşesinde size eşlik edebiliyor.

Nef
Yazar

Nef

Gizlilik İlkeleri & Kullanım Koşulları

Nef’in web formunu dolduran müşteri tarafından siteye kayıt formunda belirtilen veya daha sonra kendisi tarafından güncellenen adresi, e-posta adresi, sabit ve mobil telefon hatları ve diğer iletişim bilgileri üzerinden mektup, e-posta, SMS, telefon görüşmesi ve diğer yollarla üyeye iletişim, pazarlama, bildirim ve diğer amaçlarla kullanıcıya ulaşma hakkı bulunmaktadır. Müşteri, Nef’in web sitesinden bilgi formu doldururken ve/veya başka yollarla geçmişte vermiş olduğu ve/veya gelecekte vereceği kişisel ve alışveriş bilgilerinin ve alışveriş ve/veya tüketici davranış bilgilerinin yukarıdaki amaçlarla toplanmasına, kullanılmasına ve arşivlenmesine izin verdiğini beyan ve kabul eder. Müşteri kendisine yönelik yukarıda belirtilen iletişim faaliyetlerinin devam etmemesini ve veri paylaşım tercihlerini değiştirmek isterse bu talebini Nef’in info@nef.com.tr adresine iletebilir.