Blockchain Devri Daha Yeni Başlıyor: Blockchain Şehri

Hayatımıza gireli neredeyse 10 yıl olan kripto paralar, henüz etki alanını yeterince genişletemedi gibi görünse de dünyayı baştan aşağı değiştirmeye geliyor.

Ekonomi dünyasında yepyeni bir dönemin habercisi olan kripto paralar (dijital paralar) henüz beklenen etkiyi göstermese de çok yakın bir gelecekte oldukça geniş bir kullanım hacmine ulaşmaya aday görünüyor. Peki, adını her geçen gün daha fazla duymaya başladığımız kripto para nedir? İngilizce “crypto” ve “currency” kelimelerinin bir araya gelmesiyle oluşan “cryptocurrency” yani kripto para; güvenlik prosedürü olarak yüksek düzeyde şifreleme kullanan, dijital ve sanal bir para birimlerinin genel tanımı için kullanılıyor.

Anonim ve Bağımsız

Altın ya da gümüş gibi değerli madenler ya da devletlerin ekonomik güçlerinden destek alan geleneksel paralardan farklı olarak herhangi bir değere sahip olmayan kripto paralar, daha çok bir değiş-tokuş aracı olarak benimseniyor. Tamamen dijital ortamda, internet ağı üzerinde işlem gören bu paralar, farklı altyapılar üzerine kurulan yazılım otomasyonları tarafından işleniyor. Bu nedenle herhangi bir devlet ya da kuruma bağlı olarak işlem görmedikleri gibi herhangi bir regülasyona da maruz kalmıyorlar. Kripto paralar; Estonya, ABD, İsveç, İngiltere, Güney Kore gibi birçok ülkede geçerli ve bu ülkelerin sayısı da günden güne artacak gibi görünüyor.

Bir Para Birimi, Dünyayı Değiştirmeye Yeter mi?

Kripto paraları bir değiş-tokuş aracı olmakla sınırlamadan, yepyeni ve anonim bir dünya yaratmak için kullanma fikriyle yola çıkan Blockchains LLC. şirketinin kurucusu Jeffrey Bernes’in aklına gelen ilk soru, kripto paraların dünyayı değiştirmeye gücünün yetip yetmeyeceğiydi. Bunun için de yeni ve küçük bir dünya kurmaya karar verdi. 170 milyon dolar karşılığında, ABD‘nin Kuzey Nevada bölgesinde 67 bin dönümlük arazi satın alan Bernes, bu alanı akıllı bir şehre dönüştürmek için harekete geçti. Blok zinciri (blockchain) tabanlı bu şehir, devletlerin ya da büyük şirketlerin kontrolünün altında olan günümüz şehirlerinin aksine gücü insanlara vermeyi amaçlıyor.

Teknoloji Odaklı Kollektif Bir Yaşam

Google, Apple ve Tesla gibi markaların fabrikalarıyla çevrelenmiş bu bölgenin merkezinde üst düzey güvenlik ve üst düzey teknolojiye sahip bir 'Blockchain Kampüsü' bulunması planlanıyor. İleri teknoloji ve yüksek güvenlik tedbirleri ile geliştiricilerin hayata geçireceği Ar-Ge çalışmalarının da bu alanda gerçekleştirilmesi planlanıyor. Bölgenin geri kalanında ise geniş kapasiteli konut projeleri, okullar ve teknoloji üretimini daima destekleyecek olan İnovasyon Parkı’nın yer alması planlanıyor. Yapay zeka, nanoteknoloji ve 3D baskı ile Blockchain teknolojisini kullanan girişimleri birleştiren bu park çatısı altında alışverişten haberleşmeye kadar her şeyin blok zinciri teknolojisi yardımı ile yapılması planlanıyor. Böylelikle Bernes, herhangi bir şirketin ya da kurumun, kontrolü istediği gibi eline almasını engellemeyi amaçlıyor.

Doğaya Uyumlu ve Saygılı Mimari

Mevcut çöl atmosferine tamamen uyum sağlayacak şekilde tasarlanan özel binaların; üretim yerleri ve iş yerlerinin başarılı bir bileşenini ortaya koyan ve tamamen sürdürülebilir çevre kaynaklarını kullanan bir yapıda olması düşünülüyor. Ulaşım için de elektrikli araçların kullanılması öngörülüyor. ‘’Dünyanın kendini değiştirmeyeceğini’’ belirten Jeffrey, bu dünyaya değer katma gücüne sahip önemli kaynaklardan biri olan insanın hem ekonomik hem de inovatif anlamda ipleri eline alması gerektiğinin altını çiziyor. Jeffrey’in bu projesi de temennisinde ne denli ciddi olduğunu gösterir nitelikte.

11.12.2018 - Teknoloji
İnovasyon, Teknoloji, Haber