Bu Renkleri Kolay Kolay Çıkaramazsınız: Dünyanın En Nadir Renkleri

Forbes Pigment Koleksiyonu’nda yer alan gelmiş geçmiş en nadir renklerle tanışmak üzere bu eşsiz pigmentleri mercek altına alıyoruz.

Çok değil birkaç yüzyıl öncesine gittiğimizde, bugün birkaç ‘tık’ ile erişebildiğimiz geniş mi geniş renk kütüphanelerine ulaşmayı bırakın, tek bir renk pigmentine ulaşabilmeniz için kilometrelerce yolu devirmemiz gerekiyordu. Hızlı bir şekilde adapte olduğumuz dijital dünyayla aynı hızda gelişen imajlar dünyası ise bizi hayrete düşürmesi gereken bu ‘özel pigmentler topluluğunu’ sıradan hale getirmeye devam ediyor. Dilediğimiz an erişebildiğimiz renkler, günlük yaşamımızda kullandığımız objeler, kıyafetler ya da saç rengimiz olmak üzere birçok formda karşımıza çıkıyor. Bugün hala eski ustalar gibi zamanını ve emeğini yeni pigmentleri keşfetmeye ve araştırmaya ayıran bu incelikli ve bir o kadar da nostaljik ruhun hala aramızda yaşadığını söylesek ne dersiniz? Evet, renklere ulaşmak artık o kadar zor değil; ama bu tüm renklerin yaygın olacağı anlamına da gelmiyor.

Renklerin Kısa Tarihi

Renklere hayat veren pigmentlerin kökeni, tarih öncesi dönemlere ulaşıyor. Yaklaşık olarak 40.000 yıl önce, bugün pigment adını verdiğimiz materyalleri kullanarak resimler yapan, tarihin ‘ilk ressamları’, pigmentlerle birlikte renkleri ve temsil eylemini de keşfetmiş oldular. Mağara tasvirlerinde primitif bir biçimde ortaya koyulan resimli anlatılar, daha sonra Rönesans’a, oradan da günümüze zengin bir biçimde aktarılmaya devam edildi. Bilinen ilk pigment ailesinde 5 farklı renk bulunuyordu. Paletin ilk rengi ise demir bakımından zengin olan topraklardan üretilen ‘terra cota’ yani toprak kırmızısı oldu. Sonraki renkler, toprağın yanı sıra farklı bitki ve canlılar aracılığıyla oluşturulacaktı.

Pigmentin Koleksiyonu Olur mu?

Renklerin sanat dünyasıyla tanışması ilk olarak, klasik İtalyan resimlerini doğrulamak için dünyayı dolaşarak pigmentler toplayan tarihçi  Edward Forbes sayesinde gerçekleşti. Forbes ‘Forbes Pigment Koleksiyonu’ adını verdiği bir koleksiyon oluşturdu. Yıllar geçtikçe zenginleşen bu koleksiyonda Forbes, kullanım ve üretimine göre sınıflandırılan 2.500’den fazla pigmenti bir araya getirecekti. Günümüzde genellikle bilimsel analizler için kullanılan bu koleksiyon, bilinmeyen ya da yeni keşfedilen pigmentlerin belirlenmesine yardımcı oluyor. 20. yüzyılı ve çağdaş sanatı daha iyi analiz etmek için koleksiyonu modern pigmentleri kapsayacak şekilde yeniden inşa eden Narayan Khandekar ise bu koleksiyonun ikinci annesi olarak da kabul ediliyor.

Dünyanın En Nadide Renkleri

Henüz ticarileşmeden önce boyalar ‘renk ustaları’ tarafından hazırlanıyor ve daha sonra kullanıcılar ile buluşmak üzere yola çıkıyordu. Ancak renklerin ticarileşmesiyle birlikte -diğer bir deyişle hızlı bir biçimde yeniden üretilerek kitlelere ulaştırılması sonucunda- sanat dünyası da farklı arayışlara girdi. Resimlerde pigment ve renklerin yanı sıra vücut sıvıları, gündelik objeler ve hatta insan bedeni de ‘malzeme’ olarak kullanıldı. Yine de koleksiyon yöneticileri ve sanatçılar, günümüzde pigmentlerin gücünden vazgeçmemeye kararlı. Forbes Pigment Koleksiyonu’nda yer alan her rengin ayrı bir hikayesi olduğunu kaydeden Harvard Sanat Müzesi Straus Konservasyon ve Teknik Çalışmalar Merkezi yöneticisi ve koleksiyonun sorumlusu Narayan Khandekar, koleksiyonda yer alan en nadir renklere yönelik bir seçkilerinin de bulunduğunu ekliyor. İşte koleksiyonun en ilginç 9 rengi, yani dünyanın en en nadide renklerinden bazıları:

Sentetik Deniz Mavisi: Keşfedildiği dönemlerde altından daha değerli olan bu pigmente sahip olmak için insanlar, Afganistan’da kazılar yapıyor ve bu kazılarda elde ettikleri pigmentleri  tüm Avrupa’yı geçerek başka topraklara taşıyorlardı. Bir kimyagerin siparişi üzerine yapılan çalışmada modern halinin keşfedilmesinin ardından bu değerli pigment, birçok ressam için ulaşılabilir hale gelmiş oldu.
Mumya Kahverengisi: Mısır’da mumyalar üzerinde gerçekleştirilen araştırmalar neticesinde bulunan ve vücut salgılarından oluşan kahverengi reçinenin işlenmesiyle oluşturulan bu pigment, ilk olarak 1826’da keşfedildi.

Kızılağaç: Keman, yay, kaplama ile yüksek kaliteli mobilyalarda kullanılan ve ağaca kahverengi-derin kırmızı rengini veren kızılağaç pigmenti; deri boyamaları, mürekkepler, resimler, vernikler ve tahta boyamada kullanılıyor.

Meşe Sarısı: Amerika Birleşik Devletleri’nin doğu ve orta batı bölgelerinde bulunan, siyah ya da koyu kahverengi meşe ağaçlarının kabuğundan elde edilen bu özel pigment, sarının en yoğun tonlarından biri olarak da biliniyor.

Annato: Yağ, peynir ve kozmetik alanlarında kullanılan ve turuncumsu bir renge sahip olan Annato pigmenti, bugünkü ABD’nin merkez ve güney bölgelerinde bulunan ağaçlardan elde ediliyor. Tohumlar, bu ağacın yine oldukça dikkat çekici kırmızı renkteki küspelerinin içinde bulunuyor.

Ejderha Kanı: İsmini ejderhalardan almış gibi görünse de ona bu ismi bahşeden asıl özelliği hintkamışı ağacının açık kırmızı pigmentinden imal edilmiş olması. Görenleri kendine hayran bırakan bu renk, en az ismi kadar iddialı.

Cochineal: Avrupa'ya 16. yüzyılda ulaşan ve çeşitli gıda maddelerine renk vermenin yanı sıra tekstil, kozmetik sanayisinde de kullanılmaya ve yaygınlaşmaya başlayan cochineal; carmin böceğinden (cochineal) üretiliyor. Günümüzde kola dahil birçok gıda ürününde de kullanılan bu pigment, ilk olarak Aztekler tarafından kullanılmış.

Kadmiyum Sarısı: İlk olarak 19. yüzyılın başında keşfedilen bu pigment, oldukça ağır ve bir o kadar da zehirli olan kadmiyum elementinden imal ediliyor. 70’li yıllara dek lego parçaları başta olmak üzere birçok endüstriyel üründe kullanılan bu pigment, uzunca bir süre özellikle dışavurumcu (ekspresyonist) ressamların baş tacı olmayı başardı.

Zümrüt Yeşili: Bakır aseto-arsenitten elde edilen zümrüt yeşili pigmenti, eski tahtaların üzerine konan böcek ilaçlarında kullanılıyor. Bu pigment aynı zamanda Van Gogh’un göz alıcı tablolarında yer alan gökyüzü ve gece tasvirlerinin de mimarı sayılıyor.

Fotoğraflar: Tony Luong, Artsy Magazine

26.04.2018 - Tasarım ve Mimari
Mimari, İnovasyon, Sanat