Cam Fanus İçinde Bitkisel Hayat

Doğru miktarda nem ve ışığı sağladığınızda, bir küçük kavanoz içinde mikro dünyalar sizin.

Kara ortamını taklit eden akvaryumlar onlar. Küçük metrekareli evlerimizde harıl harıl bitki yetiştirecek alan ararken, ansızın hayatlarımıza girdiler. Bir yandan da kedili, köpekli yaşamlar sürerken, küçük yeşil alanlarımıza onlardan zarar gelmesin diye cam fanusun içinde geldiler. Teraryumlar her ne kadar bu çağın buluşu gibi duruyor olsalar da, aslında tarihçeleri 1800’lere kadar uzayıp gidiyor. Kaynaklar, İngiltere’de botanik tutkusu ile tanınan tıp doktoru Nathaniel Ward’un 1830’lu yıllarda onları tesadüf eseri keşfettiğini gösteriyor. Dönemin endüstriyel şehri Londra’da, hava kirliliği Ward’ın yetiştirdiği bitkilerin hayatta kalmasına müsade etmiyor. Bir süre sonra içlerinde toprak kalıntısı kalmış kavanozlarında sağlıklı bitkilerin büyümeye başladığını gören Ward, böylece modern terraryumların mucidi olarak tarihe geçiyor. Normal koşullar altında iç mekanlarda bakmanın güç olduğu, yüksek neme ihtiyaç duyan tropik bitkileri yetiştirmek onun bu buluşu sayesinde nihayet mümkün hale geliyor. 
12.05.2015 - Tasarım ve Mimari