Ev Bitkileriyle Size Her Gün Bahar

Ev dekorasyonunun en ince detaylarından biri olan ev bitkileriyle yeni ve daha canlı bir atmosfer yakalamak elinizde. İpuçları yazımızda.


Mobilya, tablo, perde ya da sehpa gibi parçalar, ev dekorasyonunuz için fazla sıradan geliyorsa evde yetiştirilebilen süs bitkilerini taptaze bir alternatif olarak değerlendirebilirsiniz. Evde çiçek yetiştirmek, evinize her mevsim baharı getireceğiniz ve bu harika canlılarla evinizi paylaşabileceğiniz, üstelik sağlığınıza da katkıda bulunacak şık bir dekorasyon alternatifi olabilir. Sehpa ya da masaların üstünde tercih edilen ev bitkileri, aynı zamanda kapı pervazları ve duvarlarda da değerlendirilebiliyor. Ev dekorasyonunuz için hangi bitkiyi seçeceğiniz ise en az o bitkinin bakımı kadar büyük önem taşıyor. İşte tam da bu nedenle ev bitkilerini sağlıklı yaşatmak ve yaşam alanlarınıza renk katmak için size özel ipuçları hazırladık.

Bitkinin Mekanla Tanıştığı An: Işığı Belirleme

Ev ve süs bitkilerini sağlıklı bir biçimde yaşatmak için ilk adımınız, evinizdeki ışık seviyesini belirlemektir. Bir ışıkölçer (pozometre) yardımıyla kolaylıkla öğrenebileceğiniz bu bilgi, size evinizin hangi noktasında ne tip bitkilere ihtiyaç duyduğunuz konusunda net bir bilgi sağlayacak. Daha sonra yüksek, orta ve düşük olmak üzere 3 tip ışıktan hangisinin evinizde hakim olduğunu not alın. Not alma işlemini, bitkileri koymayı planladığınız noktalar için yapabilirsiniz. Tabii ışık tipini belirlemeniz kadar bu ışığın ne kadar süreyle o alanda kaldığını hesaplamanız da önemlidir. Bitkiyi nereye yerleştireceğinize karar veremiyorsanız kendinize birkaç nokta seçip bu alanlara ait ışık ölçümlerini not edebilirsiniz.

Düşük ışığa sahip alanlarda, esans yağı anlamında zengin olan ve havayı temizleme özelliğine sahip aşk merdiveni başta olmak üzere barış çiçeği, bambu, kurdele çiçeği ya da salon yaprağı bitkilerini tercih edebilirsiniz. Orta seviye ışık alan mekanlar içinse fil kulağı, boton sarmaşığı kaktüs ve parmak aralya bitkilerini tercih edebilirsiniz. Eğer pek sık rastlanmayan, bol ışıklı bir eve sahipseniz tercihleriniz daha zengin olacak: Kaktüs ve sukulent türlerinin neredeyse tamamı, agave ağacı ve Mersin ağacı tercihleriniz arasında olabilir. Bitkinizi yerleştireceğiniz noktaya karar verirken koyu renkli duvarlardan ziyade açık renkli duvarlara yakın noktaları tercih etmeye özen gösterin. Daha iyi ışık aldıklarından emin olmak için bitkilerinizi gün aşırı döndürmeyi de unutmayın.

Azı da Fazlası da Zarar: Sıcaklığı Ayarlama

Her ne kadar çoğunlukla seralarda yetiştirilseler de doğru ısı kadar, ısının stabil kalması da tüm bitki türleri için büyük bir önem taşır. Bu nedenle bitki seçiminizde mevsimleri göz önünde bulundurmanız ya da hava sıcaklıklarına bağlı olarak bitkilerinizin konumlarında değişiklik yapmanız gerekebilir. Salon bitkilerinin büyük çoğunluğu için maksimum sıcaklık15-16°C (60°F)’dir. Kalorifer ve diğer ısıtıcıların neden olduğu ısı farkları kadar, açık balkon kapısı ya da yazın direkt etki eden güneş ışınları gibi ‘küçük’ ayrıntılar, bitkinizin uzun vadede zarar görmesine neden olabilir. Büyüme dönemlerinde sabit bir ısıya ihtiyaç duyan bitkiler ısı değişimlerine de farklı reaksiyonlar gösterir. Örneğin bitkiniz fazla hava akımına maruz kalmış ve soğuk bir ortamda beklemişse yaprakları kıvrılır ve düşer. Yaprak kenarları kahverengileşir ve alt yaprakları düşerse bu durum, bitkinizin fazla ısıya maruz kaldığı anlamına gelir. Isı farklarına pek müdahale şansı olmadığından, soğuk ya da sıcak fark etmeksizin stabil değerlere sahip noktaları seçmeye özen gösterin. Işıkla birlikte belirleyebileceğiniz ısı değerleri, size bitki seçiminizde büyük oranda yardımcı olacaktır.

Yaşamın Kaynağı: Su Seçimi ve Miktarı

Bitkilerin aldığı su miktarı kadar, sulamada kullanılan suyun seçimi de büyük önem taşır. Örneğin kirece duyarlı bitkiler musluk suyuyla sulandığında bu durum, bitkilerin bünyesinde yarardan çok zarar sebep olur. Bunu engellemek için kireci yumuşatacak ara malzemelerden yararlanabilir ya da  buzdolabı refrost suyu, içme suyu gibi farklı kaynakları değerlendirebilirsiniz. Bitkilerin ihtiyaç duyduğu su miktarı ise tüm bitkiler özelinde değişkenlik gösterir. Doğru seviyeyi belirlemeniz zaman alsa da bitkileri almadan önce araştırma yapabilir ve her sulamadan sonra toprağı parmak uçlarınızla kontrol ederek ideal ıslaklık seviyesini bulabilirsiniz. Buna ek olarak saksının dibini ve saksı tabağını da sıklıkla kontrol etmeniz gerekebilir.

İkinci Besin Kaynağı: Nem

Tıpkı su gibi nem de bitkilerin gelişimi ve sağlığı için en önemli kaynaklardan biridir. Bitkiler ihtiyaç duydukları besin maddelerini kökleri aracılığıyla emdikleri suyla birlikte alırlar. Ancak bir süre sonra bitkinin yerleştiği toprak, besin maddesi anlamında fakirleşir. Bu nedenle bitkilere düzenli aralıklarla -haftada bir ya da 15 günde bir- suya ilave edilmiş bitki besini formunda ekstra besin maddesi verilmesi gerekir. Ayrıca çok sayıda besin elementi içeren ve nem oranı zengin yağmur suyu, bitkileriniz için iyi bir besin ve nem kaynağı olabilir. Kap içinde biriktirdiğiniz yağmur suyunu, fısfıs yardımıyla bitkilerinizin yapraklarına uygulayabilirsiniz. Çünkü bitkiler, yaprakları arasında iyi bir şekilde dağıtılmış buhar veya suya ihtiyaç duyarlar ve fazla su, zarara neden olabilir. Bitki spreyleri aracılığıyla nemlendirme işlemi ise herhangi bir zarara sebep olmamakla beraber, bitkilerinizin nem oranının korumasına yardımcı olur.

27.04.2018 - Dekorasyon
Tasarım, İç Tasarım, Doğa Dostu, İpucu