Frank Gehry'nin Elinden Çılgın Bir Şaheser: Hotel Marques de Riscal

Kanadalı mimar Frank Gehry’nin tasarım evreninde ‘olanaksız’ sözcüğüne yer yok. İspanya’nın en popüler üzüm bağları bölgelerinden Rioja’da bulunan Hotel Marques de Riscal, işte böyle bir hayalin gerçeğe dönüşmüş hali.


İspanya’nın kuzeyindeki Rioja bölgesi, uçsuz bucaksız bağları ile ünlü. Ancak artık bu bölge yalnızca Orta Çağ’dan kalma geleneksel şarap evleriyle değil, modern mimarinin en uçuk örnekleri olmaya aday dizayn otelleriyle de adından söz ettiriyor. İşte, bu otellerin mimari anlamda en iddialısı olan ve Frank Gehry imzası taşıyan Hotel Marques de Riscal, 2006 yılından bu yana tasarım ve gastronomi tutkunlarını adeta dev bir mıknatıs gibi kendisine çekiyor.

Frank Gehry Kimdir?

Mimari camianın star isimlerinde Kanadalı Frank Gehry, Toronto’da büyüdükten sonra mimarlık eğitimi için University of Southern California ve Harvard’a devam etti. Kendi kurduğu Frank O. Gehry&Associates şirketi ile 1960’lı yıllarda mimarlık pratiğine başlayan Gehry, meslek yaşantısı boyunca mimariyi ticari bir projelendirme pratiği olmanın ötesinde daima sanatsal temelleriyle ele aldı. 1970’li yıllardan itibaren tasarımlarını dekonstrüktivizm etkisinde yapmaya başlayan Gehry, kendine özgü amorf - heykelsi anlatımıyla dünya çapında ün kazandı.1990 yılında mimarinin Oscar’ı olarak kabul edilen Pritzker Ödülü’ne layık görülen ünlü mimarın en çok akılda kalan eserleri arasında Bilbao’da bulunan Guggemheim Müzesi’ni, Los Angeles’taki Walt Disney Concert Hall’u ve tabii ki unutulmaz formu ile akıllara kazınan Prag’takiTheDancingBuilding’isaymak mümkün.

Gehry’nin Tasarım Dehası, Bask’ın Doğası ile Birleşirse…

Tasarladığı binaların yalnızca birer ‘bina’ olarak anılmasını asla kabul etmeyen ve bu yapılara sanatsal anlamlar yükleyen Gehry, yazımıza konu olan Hotel Marques de Riscal için bir proje çizmesi istendiğinde teknik çizimleri bir kenara bırakarak doğrudan maketler üzerinde çalışır.150 yıllık bir taş şaraphanenin yerine inşa edilecek bu otelin dış cephesinde titanyum ve çelik malzeme ile oluşturulmuş kıvrımlı -üzüme gönderme yapan mor renkte- metal enstalasyonlar kullanan Gehry, bu sayede oteli, güneş ve ay ışığının yaratacağı yansımalarla daha da görünür kılmak ister. Otelin imzası gibi duran metal kıvrımları da akçaağaç ile inşa edilmiş duvarlarla birleştiren Frank Gehry, bu noktada fantastik tasarım anlayışını doğal olana entegre etmeyi başarır.

Göz Yormayan Bir İhtişam Anlayışı

Hotel Marques de Riscal’in dış cephesi ne kadar dikkat çekici ve iddialıysa iç mekanlarında daavangart dekorasyonun modern minimal tarzla harmanlanmış versiyonunu görmek mümkün. Yumuşacık deri mobilyaların, Bauhaus esintili sehpa ve masaların, ahşap zeminlerin ve tabii ki bolca gün ışığının hakim olduğu otelin odaları aynı zamanda son derece teknolojik. Bang&Olufsen marka ses sistemleri ile donatılmış yalıtımlı odalar, yerden ısıtmalı ve IOT entegrasyonlu bir kontrol sistemine de sahip. Yani teknolojinin konfora dönüşmesinin ilgi çekici bir örneği…Siyah-beyaz renkli mermer kullanılan banyolarında ‘vinotherapy’ yani doğal üzüm ekstratlarından üretilen kozmetik ürünleri sunan otel, her detayı ile tasarım otel meraklılarını cezbetmeye devam ediyor.

15.08.2018 - Tasarım ve Mimari
Mimari, Tasarım, Haber