IKEA Kataloglarının Ötesindeki İskandinav Stiline Bakış

İşlevsellik ve minimalizmin dengeli bir harmanı olan İskandinav stili deyince akla genelde IKEA katalogları gelse de bu stilin ardında aslında uzun bir öykü gizli.


Her sene posta kutularına bırakılan IKEA kataloglarının sayfalarında gezinirken karşılaştığımız ve insanın içini açan görsellerden etkilenmemek imkânsız! Bu sadece ürünlerin rengi ve tasarımıyla mı ilgili, yoksa altında başka sebepler de yatıyor olabilir mi? O halde her daim düzenli, huzurlu, konforlu ve en önemlisi ferah yaşam alanları vadeden İskandinav stilinin popüler kültürdeki elçisi IKEA’nın ötesindeki yüzüne daha yakından bakalım.

İskandinav Stilinin Tarihi Eskilere Dayanıyor

İsveç, Norveç ve Danimarka’dan oluşan üç kuzey ülkesinden dünyaya yayılan İskandinav stili; dekorasyon, beyaz duvarlar; ahşap zeminler ve geometrik desenlerden ibaret yeni bir akım gibi görülse de bu tarzın geçmişi aslında çok daha eskilere, 19. yüzyılın sonlarına kadar uzanıyor. 1800’lü yılların sonundan itibaren Endüstri Devrimi ve savaşların da etkisiyle büyük bir hızla değişen dünyada, tasarım anlayışı da aynı hızda kabuk değiştirmekteydi.Modernist akımların filizlenmeye başladığı bu yıllarda yaşam alanları daralırken geçmiş yıllardaki gösterişin yerini işlevsellik ve sadelik almaya başlıyordu. Seri üretim eşyalar evlere girmeye başlamıştı. Ancak 20. yüzyılın ilk çeyreğine gelindiğinde ise artık “Art Nouveau” akımı sahnedeydi! “Yeni çağın tasarım anlayışı” olarak lanse edilen bu sanat akımı; akıcı biçimleri, simetri ve asimetriyi odağına alan çizgisiyle tüm Avrupa’yı etkisi altına almıştı.Fakat tüm dünyada bir kez daha tüm dengeleri değiştiren 2. Dünya Savaşı’nın da etkisiyle Art Nouveau’nun akıcı biçimleri, Alman Bauhaus ekolünün fonksiyonel ve net çizgilerine yenik düştü. Ve 1950’lerin ortasından itibaren Alman Bauhaus ekolünün işlevselliğini; yıllarca Avrupa’ya estetik katan Art Nouveau’nun zarafetini ve Nordik felsefelerin alçak gönüllülüğünü tek potada eriten İskandinav stili dekorasyon da böylece doğmuş oldu.

Her Şeyin Başladığı Yer: Lagom

İskandinav dekorasyon akımında pek çok farklı sanat akımının izleri bulunsa da bu önemli tarzın ardında, Nordik ülkelere özgü “Lagom” felsefesinin büyük bir rolü var. İsveççede “Ne az ne çok, tam kararında” anlamına gelen ve Nordik kültürde mutlu ve dengeli yaşamın özü kabul edilen Lagom felsefesi, bu anlamda İskandinav stili dekorasyon için önemli bir ilham kaynağı. Alvar Aalto, Hans Wegner, Arne Jacobsen, Eero Arnio ve IKEA kurucusu Ingvar Kamprad gibi önemli isimlere ilham veren Lagom felsefesi, bugün My Scandinavian Home bloguyla ün kazanan Niki Brantmark’a da ilham vermeye devam ediyor.Çok eşya ile yaşamanın insanı sosyal anlamda körelttiğini ve yalnızlaştırdığını savunan Lagom felsefesinin bir yansıması olarak eşyanın birden fazla fonksiyona sahip olması ve gündelik mobilyaların estetik dokunuşlarla evde bir aksesuar gibi kullanılması, İskandinav stili dekorasyonda sıkça rastlanan uygulamalardan.

İskandinav Dekorasyonun Manifestosu

  • Asla duvardan duvara halılar kullanmayın.
  • Ahşap tercihiniz huş, tik veya benzeri açık renkli ağaçlardan olsun.
  • Yaşam alanınızı gün ışığından maksimum faydalanacak şekilde düzenleyin.
  • Rahat ve sıcaklık hissi veren ev tekstilleri, örtüler ve battaniyelerden yararlanın.
  • İri yapraklı yeşil ev bitkileri kullanın.
  • Aksesuar konusunda asla aşırıya kaçmayın.
  • Odanın bir kısmının boş kalmasına özen gösterin.
  • Döşeme, halı ve perdelerde açık ve nötr renkleri tercih edin.
  • Gereğinden fazla büyük ve hantal kanepeler yerine rahat ve zarif İskandinav koltuk seçeneklerini düşünün.
  • Depolama alanlarını geniş tutarak etrafın kalabalık görünmesinin önüne geçin.
  • Jüt, hasır, bambu gibi doğal malzemeleri her zaman kullanın.
  • Duvarlarda yağlı boya tablolar yerine minimalist illüstrasyonlar ya da fotoğraflar tercih edin.
  • Dekorasyonda kullanacağınız nötr ve soft renklerin arasına canlı ve sıcak renkler serpiştirmeyi ihmal etmeyin.


27.08.2018 - Dekorasyon
İç Tasarım, İpucu, İnovasyon