İskandinavların Evde Huzur ve Mutluluk Felsefesi: Hygge

İskandinav ülkeleri, artık yalnızca kendine has ev dekorasyon anlayışıyla değil, aynı zamanda yüksek mutluluk endeksiyle de anılıyor.

İskandinavya deyince zihninizde ne canlanıyor? Yılın yarısından fazlasında dondurucu seviyelerde seyreden hava sıcaklığı mı, yoksa gece ile gündüzün karıştığı o meşhur ‘beyaz geceler’ mi? İşte, bu bölgede bulunan ülkelerden biri olan Danimarka, hakkındaki tüm bu ‘karamsar’ ön yargıları ters köşeye yatırırcasına mutluluk endeksinde pek çok günlük güneşlik Akdeniz ülkesini açık ara geride bırakıyor. Peki, ama bu nasıl oluyor dersiniz?

İşin sırrı Danimarkalıların mutluluğu gelip geçici bir iyilik hali olmanın ötesinde, kaynağını evden alan bir felsefe olarak değerlendirmesnde saklı! Haydi, Danimarka’da doğan, önce İskandinavya’ya ve sonra da tüm dünyaya yayılan ‘evim güzel evim’ felsefesi Hygge’ı daha yakından tanıyalım.

Hygge Nedir?

Danimarka dilinde ‘huggah’ ya da ‘hoge’ şeklinde telaffuz edilen ve Türkçede tam bir karşılığı olmayan Hygge kavramı, hayatın içindeki küçük mutlulukların yarattığı naif ve güvenli hisse karşılık geliyor. Hygge felsefesinin özellikle ‘yuva’ kavramı ile bağdaştırılması ise tamamen İskandinavya’daki iklim koşullarının sertliğinden ileri geliyor. Çünkü havanın soğuk ve genellikle karanlık olduğu bölgede ev, aynı zamanda sıcak ve güvenli bir sığınak olarak algılanıyor. Hatta İskandinavya’da birçok insan, bu karanlık ve depresif iklimle başa çıkmak için pencerelerinin dış kısmına sarı / gün ışığı renginde bir ampul yerleştirme geleneğini de devam ettiriyor.

Evde Hygge Ortamı Yaratmak

‘Birlik ve güvenlik duygusu ile sarmalanmak’ anlamına gelen Hygge kavramı Danimarka’da öylesine önemseniyor ki bu ülkede faaliyet gösteren Danimarka Mutluluk Araştırmaları Enstitüsü bile Hygge’ın bir felsefe olarak benimsenmesinin insan psikolojisine katkılarını kapsamlı bir raporla ortaya koymuş. Danimarka halkının mutluluk katsayısını yükseltmek ve diğer toplumlardaki mutluluk / mutsuzluk sebeplerini araştırmak için kurulan bu enstitünün hazırladığı rapor bir yana, gelin yaşam alanlarında Hygge etkisinden maksimum yararlanmak için uygulanması gereken 7 basit kuraldan bahsedelim:

1- Duyularınızı harekete geçirin

Duyguları harekete geçirmenin en kestirme yolu elbette duyuları uyarmaktan geçer. İşte, tam da bu yüzden evde çabasız bir huzur, mutluluk ve güven ortamı yaratmak için size iyi gelen kokuları evden eksik etmeyin. Bu koku en sevdiğiniz aromatik mum olabileceği gibi her gece yastığınıza birkaç damla lavanta yağı damlatabilir ya da sabah kahvenizi içmeden önce çekirdekleri güzelce kavurarak bu şahane kokunun tüm evi sarmasını sağlayabilirsiniz.

2- Ortamı ısıtın

Hygge’ın en önemli kurallarından biri de mekanlardaki ‘sıcaklık’ hissidir. Bunun için ille de bir şömineye gerek yok! Sıcak tonlu loş aydınlatmalar, evin köşelerine yerleştireceğiniz mumlar veya ev dekorasyonunda tercih edeceğiniz sıcak renkler, ortamı bir anda ısıtabilir.

3- Konforlu ve yumuşak eşyalar edinin

Özellikle soğuk kış günlerinde altına sığınıp en sevdiğiniz filme ya da kitaba odaklanacağınız yumuşacık battaniyeler, üzerinde keyif yapabileceğiniz puflar veya vintage bir sallanan sandalye, size kendinizi çok daha iyi hissettirebilir.

4- Doğanın etkisini mekanlara taşıyın

Hygge felsefesinin temelinde her ne kadar evde bir güven ortamı yaratmak bulunsa da doğanın yenileyici enerjisini kapı dışarı etmek olmaz. Bu yüzden evinizde mutlaka bitkiler bulundurun, yağmur yağarken pencereleri açın ve ıslak toprak kokusunun içeriye dolmasına izin verin.

5- Renklerden faydalanın

Renklerin insan psikolojisi üzerindeki etkileri malum. Buram buram Hygge kokan bir yaşam alanı tasarlamak için tercih edilmesi gereken renkler ise sakinleştiren ve odaklanmayı kolaylaştıran pastel tonlardır. Eğer İskandinavlar kadar mutlu olmak istiyorsanız ev dekorasyonu söz konusu olduğunda çok koyu ya da haddinden fazla iddialı renklerden uzak durmalısınız.

6- Evde kaliteli zaman geçirmenin yollarını arayın

Danimarkalılar, gerçek mutluluğun ve huzurun kaynağının her zaman ev olduğuna inanıyorlar. Bu yüzden de hemen her Danimarkalı aile, Hygge felsefesine uygun olarak evde kaliteli zaman geçirmeyi sağlayacak iç mekan aktiviteleri, oyunlar, yemek davetleri ve partiler düzenlemeyi ihmal etmiyorlar. Ancak belirtmeden geçmeyelim: Hygge felsefesi için sevdiğiniz insanlarla kaliteli vakit geçirmek ne kadar önemli ise sadece kendinize ait zamanlar yaratmak da o kadar önemli.

7- Kendinize korunaklı bir ortam yaratın

Bir an için gözlerinizi kapatın ve çocukluğunuza dönün! Bir oyun çadırının ya da bir ağaç evin içinde olduğunuzu hayal edin. Hissettiğiniz duygu, saf ve tüm bedeninize yayılan bir güven duygusu, değil mi? İşte, kaç yaşında olursanız olun içgüdüsel olarak sahip olduğunuz bu duygusal ihtiyacı, yatak üstüne kuracağınız tül cibinlikler; kendi zevkinize göre tasarlayacağınız kış bahçeleri ve kış aylarında üzerinize örteceğiniz nispeten daha ağır bir yorgan ile tatmin edebilirsiniz.


28.09.2018 - Dekorasyon
Mimari, Tasarım, Sanat