Alışkın olduğumuz romantik masallarından ‘biraz’ farklı olarak bu kez cam giydirmelerin hakim olduğu, modern ve güncel bir harikayla tanışmak üzere Rafael de La-Hoz ve Carlo Ratti Associati önderliğinde, rotamızı Paris’e çeviriyoruz.


Pencereden Cepheye Şık Bir Geçiş

Mimari yapılara görkemli olduğu kadar hareketli ve değişken bir görünüm kazandıran cam giydirmeler her ne kadar bizlere oldukça yeni bir uygulama gibi gelse de bu türün örneklerine çok daha eski tarihlerde rastlıyoruz. Bilinen en eski malzemelerden biri olan camın, pencereler harici kullanımına ilk olarak; 20. yüzyılın ilk yarısından itibaren modern bir yapı malzemesi başlığı altında binaların dış cephelerinde rastlıyoruz. Günümüz mimarisinde genellikle cephede doğal taş, yapay taş, kompozit ve metal levhalarla birlikte görmeye alışık olduğumuz cam malzeme; mimari yapıların barınak olduğu kadar bir iletişim biçimi ya da açık bir simge olduğunu vurguluyor. Ancak camın şeffaflık ve ışığı yansıtma gibi farklı özelliklerini farklı bağlamlarda ele alan cam cephe kullanımları da bulunuyor.

Yeşille Buluşan Cam Cepheler

Rafael de La-Hoz ve Carlo Ratti Associati’nin Fransa’da bir şehir merkezi için tasarladığı Lignes de Vieise ise bunlardan farklı bir önermede bulunuyor. Bina içerisine serpiştirdikleri yeşil alanlarla cam cepheleri bir araya getirerek ‘prestijli’ algıyı kıran, ancak modern dokunuşu kaybetmeyen harika bir kombinasyon ortaya koyan bu yapı; Avrupa'daki şehir planlaması için hazırlanan en büyük proje çağrısı olan Inventons la Métropole du Grand Paris ihalesinin finalistlerinden biri olmayı başardı.
Paris’in batısında yer alan, sanayi ağırlıklı Nanterre bölgesini canlandırmak ve bölgeye yepyeni bir görünüm kazandırmak amacıyla açılan proje çağrısı sonucunda, zaman içerisinde ihtiyaçlara göre yenilenebilen bu ayrıcalıklı projenin seçilmesi elbette ki bir tesadüf değil. Dış cephede kullanılan cam malzeme; ışığı yansıtan, şeffaf ve parlak bir görünüm sunarken cam cepheler ve bina bünyesine dağılan peyzaj ögeleri, binanın iç ve dış bölümleri arasında gerçekleşen diyaloğu sürekli hale getiriyor. Hem dinamik hem de kullanım açısından çeşitlilik iddiası sunan projede; son teknoloji ürünü spor salonları, mağazalar, otopark ve tesislerin yer aldığı ortak alan ve servisler haricinde 89 adet konut bulunuyor. Yapıyı büyük oranda çevreleyen yeşil detaylar ise kamu ile yarı-özel arasında estetik bir paravan oluşturuyor. Eşsiz mimarinin ayrıcalıklı bir konumda yükseldiği bu proje, yalnızca konut sahiplerinin değil, şehri keşfe çıkan herkesin bir araya gelebildiği yeşil bir buluşma noktası sunuyor.


03.04.2018 - Tasarım ve Mimari
Haber, Mimari, İç Tasarım