Sinema ve Mimarlık Etkileşimi: Tasarım Temalı Filmler

Sinema ve mimarlık arasında süregelen güçlü bir etkileşim vardır. Süreçleri itibariyle de birbirlerine hayli benzer bu iki disiplin. Sizler için tasarımın ve mekanların ön plana çıktığı kült filmleri inceledik.

Sinema ve mimarlık arasında yıllardır kaçınılmaz şekilde devam eden bir etkileşim mevcuttur. Her iki alanda da tasarlama, üretme ve sunuş teknikleri yönünden benzerlikler vardır. Ayrıca her iki disiplin içerisinde de zaman ve mekan olguları kullanılarak inşa edilen yeni, sofistike bir gerçeklik yer alır.

Bununla birlikte sinema, zamanın ruhu içerisinde mekanları anlatışıyla, ifade edişiyle de mimarlığa hayli yakındır. Sinema açısından zaman faktörünü iyi kullanmak ve mekanlara ait duyguları yansıtabilmek önemlidir.

Hollandalı ünlü mimar Rem Koolhas da binaların tasarım süreçlerini filmlerin kurgulama ve montajlama süreçlerine benzetir. Sinema ve mimarlık arasında böylesine güçlü bir bağ varken tasarım temalı en iyi filmlere göz atmaya ne dersiniz? Gelin kültür sanat hayatımıza yön veren kült filmleri beraber inceleyelim.

1. Blade Runner (1982)

Usta bilim kurgu yazarı Philip K. Dick'in bir öyküsünden uyarlanan Blade Runner filmi ünlü yönetmen Ridley Scott tarafından çekilmiştir ve sinema tarihindeki efsane filmlerden biri olarak kabul görür. Distopik bir gelecekte geçen filmde siberpunk estetiği hakimdir. Replikant isimli, görünüm olarak insana benzeyen robotların yaşadığı geleceğin dünyasında eski ile yeni iç içe geçmiş bir haldedir.

Filmin geçtiği şehrin barındırdığı mimari biçimlerde fütüristik ve post modern bir yoğunluk gözlenir. Bir yanda yenilikçi, geleceğe ait tasarımlar yer alırken başka bir tarafta da eskiye ait gotik yapılar üst üste yığılmıştır. Sanat filmlerinden hoşlanan bir sinema severseniz, Blade Runner tam size göre.

2. Brazil (1985)

Blade Runner gibi Brazil filmi de uzak bir gelecekte geçen distopik bir eserdir. Son derece karanlık ve fütüristik bir atmosfere sahip Brazil filminde, Sam Lowrey adındaki devlet memuru bunaldığı işinden ve teknolojik aygıtlardan kaçmanın yolunu hayallerde bulur.

Kafkaesk bir yapının egemen olduğu film, mekan tasarımlarıyla da hayli dikkat çekici ve ufuk açıcıdır. Usta yönetmen Terry Gilliam’ın başyapıtlarından biri olarak kabul edilen Brazil’i henüz izlemediyseniz bir an önce izlemelisiniz.

3. Mon Oncle (1957)

Jacques Tati sinema tarihinde özel bir yere sahip olan yönetmenlerden biridir. Mon Oncle filmi de kariyerindeki geçiş filmlerinden biri olarak kabul edilir. Fransa-İtalya ortak yapımı olan filmde, Tati kökenini pandomimden alan 'gag' yani kaba komediye farklı bir yorum getirir.

Filmde sokak sahneleri daha naturel ve canlı tonlardayken, iç mekanlar geometrik şekillerin içerisine sıkıştırılmış gibidir ve daha soğuk tonlardadır. Filmde mimari açıdan iyi bir karşılaştırma sunulur ve seyircinin algısı değiştirilir.

4. The Belly of an Architect (1987)

The Belly of an Architect, mimarlık disiplini ile ilgili film önerileri arasında kendisine sıklıkla yer bulur. Filmde Stourley Kracklite adındaki Amerikalı bir mimar, yapıtları ve mimari üslubu ile kendisini çok etkileyen Fransız mimar Etienne-Louis Boullée’ye adanmış bir serginin küratörlüğünü yapmak için Roma kentine gelir ve olaylar gelişir.

Filmin yönetmeni Peter Greenway bu eseriyle mimari tasarım, yapılar ve insan ilişkileri gibi ögeler arasında imgesel bağlantılar kurar ve derin bir hikaye anlatır.

5. Metropolis (1927)

Metropolis yapıldığı dönemin çok ötesinde bir sinema görüşüne sahiptir ve gerçek bir klasiktir. Avusturyalı büyük sinemacı Fritz Lang tarafından çekilen Metropolis, endüstrileşen insanın portresini anlatır.

Dönemine göre hayli farklı ve ilerici bir şehir tasarımına sahip olan film, tüm zamanların en başarılı bilim kurgu filmlerinden biridir. Sinema tutkunları açısından mutlaka izlenmesi gereken filmlerden olan Metropolis’i izleyerek tarihsel bir yolculuğa da çıkabilirsiniz.

19.08.2019 - Kültür Sanat
Mimari, Kültür, Sanat