Su Altında Akşam Yemeği: Under

Lezzetin derinliklerine varmak için ne kadar ileri gidebilirdiniz? Unutulmaz lezzetlerle dolu bir restoranı ne kadar derine gizleyebilirsiniz? Her iki soruya da oldukça ilginç bir cevabımız var, o da yazımızda…


Tatile gittiğinizde ya da daha önce hiç ziyaret etmediğiniz bir şehri keşfe çıktığınızda ilk olarak o bölgenin simgesi haline gelmiş yapı ya da lokasyonları ziyaret etmeyi tercih edersiniz. Eğer bir parça daha maceraya açık bir yapınız varsa tırmanması zor tepelere ya da binlerce metre yükseklikteki şelalelere doğru yola koyulmanız da mümkün. İşte, şimdi size tam böylesine bir macera sunan, pek de alışık olmadığınız gizemli bir yapıyla tanıştıracağız. Konumu ve formu itibariyle henüz bulunduğu şehrin ikonik simgelerinden biri olmasa da Under ismindeki bu su altı restoranı, bu anlamda adaylığını güçlü bir biçimde korumakta.

Bir Okyanustan Daha Fazlası

Norveç’in soğuk ve sarp dalgaları arasında yükselen ve devasa bir taş gibi görünen bu yapı, Avrupa’nın ilk su altı restoranlarından biri. Norveç'in kayalık sahil şeridine bir övgü niteliğindeki eşsiz faunaya sahip Båly bölgesinde yükselen Under, Norveçli tasarım ofisi Snøhetta tarafından hayata geçirilmiş. İngilizce “aşağıda”, “derinde” gibi anlamlara sahip olmasının yanı sıra Norveççede de “harikulade” anlamına gelen “Under”, tüm gizemli görünüme karşın hem kendi ana dilinde hem de çevirilen dillerde yapının ismi kendini çok net bir biçimde anlatıyor.

Yekpare bir biçimde tasarlanan, denize yarı şekilde gömülü özel formu; sarp kıyı şeridine yaslanmak üzere su yüzeyini delip geçiyor. Doğrudan deniz yatağına uzanan Under, metrelerce kalınlıkta, denizdeki tüm basınca karşı direnç gösterebilecek kuvvette beton duvarlara sahip olmasına karşın su altındaki yaşamı çıplak bir biçimde gözler önüne sermekten de geri kalmıyor. Batık bir periskobu andıran restoranın masif akrilik pencereleri, yılın her mevsiminde, tüm hava koşullarına uyum sağlayarak adeta yenileniyor ve böylece daima yeni manzaraları sunmayı başarıyor.  

İştah Açıcı Bir Yolculuk

Under’ın, denizin 5 metre altına gömülmüş büyülü atmosferinde ziyaretçileri 3 katmanlı bir yolculuk bekliyor. İlk seviyede, okyanusun gelgitleri ile şekillenen su birikintisinin (tide pool) bulunduğu kısımdan giriş yapan ziyaretçiler su altında biraz daha olsun hafiflemek için vestiyer bölümüne yönlendiriliyor. Sahil şeridi ile okyanus arasındaki geçişi işaret eden yol takip edildiğinde ise en az restoran kadar göz alıcı bir atmosfere sahip bar bölümüne ulaşılıyor. Bu fiziksel dönüşüm, restoranın farklı seviyelerinde, dikey olarak kesilen dar akrilik pencereler tarafından vurgulanıyor. Bar boyunca panoramik pencerenin önünde konumlandırılan iki adet uzun yemek masası ve birkaç küçük masa da yer alıyor. Burada da tıpkı restoranda olduğu gibi nefes kesen su altı evreni sizi karşılarken restorana tepeden bir bakış da sunuluyor.

Bardan restorana uzanan yolda deniz biyoçeşitliliği ve Norveç sahili hakkında bilgilendirici bir hikaye barındıran minik plakalar bulunuyor. Bu uzun rampayı tamamladıktan sonra da ziyaretçileri restoran girişinde, doğal meşe ile kaplanan ve gittikçe gri tonlara bürünerek betona uyum sağlayan bir kapı karşılıyor. Ziyaretiniz boyunca Morina balığı, renkli dudak balıkları, ıstakozlar, dikenli köpekbalıkları (mini köpekbalıkları), kendine özgü deniz yosunu ve kelp dahil olmak üzere farklı birçok türün bir araya geldiği zengin bir aile sizi camın ardında bekliyor.

Okyanus Renklerinden İlhamla

Restoranın renk paleti, yapının bu farklı katmanlarında sunduğu farklı hikayelerden ilham alıyor. Deniz kabukları, taşlar ve kumların tortusunu zihinlerde uyandırdığı bastırılmış renkler; yemek bölümüne indikçe deniz yosunu ve dalgalı denizden esinlenerek koyu mavi ve yeşil renklere “batırılıyor.” Restoranın iç kısmında tercih edilen ve samimi bir atmosfer yaratan sıcak meşe tonları, üst kısımdan nazikçe aşağı süzülen kaba beton kabuk ile tezat oluşturuyor.

Mekanın iç tasarımında yalnızca estetik kaygılar değil, çevreci kaygılar da karşılık buluyor. Sürdürülebilir özellikteki malzemelerle birlikte daima kapalı olmak durumundaki zorlu iç mekanı en az manzarası kadar ferah tutabilmek için sağlıklı bir iklim yaratacak malzemeler tercih ediliyor. Toplamda 80 ila 100 kişilik bir kapasiteye sahip Under, lokantanın iç kısmından gelen ve deniz tabanına monte edilen tamamen zararsız aydınlatmaları ile akrilik pencerelerin dışında kalan yaban hayatın gelişimine de katkıda bulunuyor.

Gurmelere Özel Deniz Ürünleri

Göz alıcı mimarisi ve eşsiz su altı manzarası kadar, restoranın bu atmosferinden en zeki biçimde yararlanan menüsü de bu sıra dışı mekanı ziyaret etmenizi zorunlu kılan sebeplerden biri. Tabağınızda servis edilecek lezzetlerin tamamı Nicolai Ellitsgaard Pedersen isimli profesyonel aşçı tarafından, yine bu bölgedeki taze deniz ürünleri kullanılarak hazırlanıyor. Dolayısıyla restoranın menüsünde en çok dikkat çeken de deniz ürünleriyle hazırlanmış tarifler oluyor. Deniz ürünleriyle pek aranız yoksa yakındaki takımadalarda otlayan deniz kuşları ya da vahşi koyunlar da alternatifiniz olabilir.

13.06.2018 - Tasarım ve Mimari
Mimari, Tasarım, Sanat