Süslemek İçin Değil Hayat Bulmak İçin Burada: "Canlı" Mücevherler

Akıllı cihazların avucunda sürdürdüğümüz yeni yaşamımızda bu kez farklı dış etmenlere farklı reaksiyonlar verebilen ve kendi formunu dahi değiştirebilen akıllı mücevherlere yer açıyoruz.

Mücevher takımınız, kolyeleriniz ya da bileziğiniz… Hepsi o gün tercih ettiğiniz kıyafete uyum sağlıyor, öyle değil mi? Peki ya bedeninize, yani onun kapladığı tüm alana ve hareketlerinize uyum sağlayabilen bir mücevher hayal etseniz nasıl olurdu? Bu sorunun cevabını keşfetmek üzere şimdi; mühendislerin, araştırmacıların ve tasarımcıların bir arada çalışarak ‘yaşayan mücevherler’ tasarladığı bir evrene gidiyoruz. Burası bir hayal evreni değil, hele bir distopya hiç değil! Zaman makinesinin icat edilmesine gerek duymadan rotamızı ABD’ye çeviriyoruz ve “kinetik mücevherler” adı verilen bu ‘yapay-organizmalara’ birlikte göz atıyoruz.

Hikayesi Olan Mücevherlerin Artık Birer Rotası Var

Şimdi, hikayeyi sizin için hızlıca başa saralım: Her şey 3 boyutlu yazıcıların hayatımıza nüfuz etmesiyle başladı. Mobilyalar, protez tasarımlar derken iş modaya kadar uzandı. Bu kısma zaten ister istemez hakimiz, öyle değil mi? Oldukça dinamik bir biçimde deneyimlediğimiz bu çağda, mücevherlerimizin de dinamik olması gerektiğini düşünen bir grup mühendis ve tasarımcının bir araya gelmesi sonucu, Kino Living Jewelry (Kinetik Mücevher) projesi doğmuş oldu. Hareket etmek üzere tasarlanan ve yaratıcıları tarafından sıklıkla ‘minik robotlar’ olarak anılan kinetik mücevherler, rahat hareket edebilmeleri ve dinamik alanlarının genişletilmesi amacıyla harekete ve çevresel koşullara cevap verebilen canlı birer organizma olarak hayat buldu. Stanford Üniversitesi, MIT Media Lab ve Royal College of Art ekiplerince başlatılan proje kapsamında tasarlanan bu minik robotlar, etkiye tepki vermenin yanı sıra anlık olarak biçim, renk ya da desen değiştirebilen mücevher tasarımları sunuyor. Projenin bir sonraki adımında, mücevherlerin yanı sıra giysilerin ve hatta kimi yapay uzuvların da aynı prensip ile tasarlanması ve yeni bir beden tanımının mümkün olabilmesi hayal ediliyor. Peki, ne demek bu yeni beden?

Ekolojik Bedenden Mekanik Bedene

Robotik alanında uzmanlaşan araştırma grubu, çalışmanın odağına ‘hareket edebilen mücevherlerden’ çok, bedene uyum sağlayabilen ve yaşayan, bu sayede de yeni bir beden tanımı sunan tasarımları alıyor. 80’li yılların sonunda Stelarc isimli sanatçının gerçekleştirdiği performanslarla ivme kazanan ve 2000’li yıllarda karşılığını bulan mekanik ve bedenin bir araya gelmesi trendi, aslında bu proje ile yeniden anlam kazanmış oluyor. Artık sanat ya da dekorasyon amaçlı olmanın yanı sıra kişiye yardımcı olacak mini asistanlar olarak da düşünülebilecek bu mücevherler; yine günümüzde gittikçe popülerleşen ‘giyilebilir teknoloji’ ürünlerine de ister istemez atıfta bulunuyor. Bu sayede bedenimiz ekolojik sınırlarının dışına çıkma cesaretine erişiyor. Diğer bir deyişle bedenimizin fiziksel sınırları yeniden tanımlanıyor. Kinetic Living Jewelry elbette bu idealin ufak bir parçası ve şimdilik yalnızca hayatı ufak da olsa kolaylaştırabilen bir alanda sınırlı kalmayı tercih ediyor. Böylece mücevherlerinizin ‘sizin değiştirmenize’ ihtiyaç duymadan, farklı etkilere bağlı kalarak kendi başlarına ‘değişebildikleri’ bu evren mümkün hale geliyor. Moda kalıplarına bağlı kalmadan, doğal etkenlerle yenilendiğiniz bir görünümle sokakların keyfine varmak ise siz kullanıcılara kalıyor! Peki, bir türlü yerinde duramayan bu mücevherler neler yapabiliyor?

Kişiselleştirmek Hareketle Başlar

Kinetik mücevherler, tasarım olarak -adından da anlayabileceğiniz üzere- hareket prensibi üzerine kurulu. Belirlenen bir rota üzerinde hareket edebildikleri gibi birden fazla cihaz ile tasarlanan mücevherler farklı parçalar yardımıyla değişik desen ya da biçimler de ortaya koyabiliyor. Vücudu kaplayan kimi modeller ise ilk bakışta kendi kendini değiştirebilen göz alıcı tasarımlar sunuyor. İşleri bir adım daha ileri götürmek isteyenler içinse kullanıcının alışkanlıkları ya da mevcut ısı değişimlerine yönelik ‘tepkiler’ verebilen modeller de bulunuyor. Örneğin sıcaklığın düştüğü bir anda kapüşonunuzun harekete geçtiğini düşünün. Zahmetsiz ve her anlamda şık bir hareket olurdu, değil mi? İster pragmatist yaklaşın isterseniz de moda çerçevesinden bakın; kinetik mücevherler her iki amaç için de ‘%100 çalışıyor’.

23.10.2018 - Teknoloji
Teknoloji, İnovasyon, Ürün Tasarımı