1.Gayrimenkul şirketi olan Nef, her sene dağıtılabilir karının yarıdan fazlasını Nef Vakfı’na bağışlıyor. Nef Vakfı da, insanların dertleriyle dertlenmenin, insan hayatına değer katmanın önemine inancı ile, topluma fayda yaratan çalışmalar yapıyor. Öncelikle Nef Vakfı çalışmalarından bahseder misiniz?

Aslına bakarsanız varlığımızın en önemli anlamı, hayattan aldığımızı, hayata geri vermek. Yaptığımız her şeyin, yaşadığımız dünya ve diğer insanlara fayda sağlaması, kalıcı bir iyilik yaratması gerektiğine inanıyoruz. Bu sebeple ne yaparsak yapalım, her zaman güne şu soruyla başlıyoruz: “Aşktan daha gerçek ne vardır? Aşkı yaşamaktan daha önemli olan nedir?” NEF’in hikâyesini size özetlerken tek bir cümle yeterli olacaktır: “Hayattan aldığımızı, aşkla hayata geri verme çabası” Bu bilinç ve bakış açısı ile Nef olarak, dağıtılabilir kârımızın minimum yüzde 51’ini Nef Vakfı’na bağışlıyoruz.  Amacımız sadece ihtiyaç sahibi kadınların temel ihtiyaçlarını karşılaması değil, kendi değerlerinin de farkına varmalarını sağlamak, toplumsal potansiyelin gelişimini arttırmak ve toplumsal duyarlılık bilincini gelecek nesillere aktarmak. Tüm bu hedeflerle özgün, yenilikçi ve kalıcı değerler oluşturarak dokunduğumuz insanların hayatında fark ve farkındalık yaratmak amacıyla Nef çatısı altında, yaptığını anlatmaktan ziyade eyleme geçirmenin önemini bilerek 2015 yılında vakıf kimliğine geçtik ve çıktığımız yolda bize destek olmak isteyen gönüllülerle güçlerimizi birleştirdik. Verdiğimiz kadar zenginiz, varlığımız kadar değil görüşümüzle şu ana kadar; “Ailelere Nefes” adı altında 38.940 aileye, “Öğrencilere Nefes” adı altında 32.738 öğrenciye, “Kadınlara Nefes” adı altında 4.321 kadına, “Öğretmenlere Nefes” adı altında 2.500 öğretmene ulaştık. “Evlere Nefes” ile sadece 2017 yılında 60 eve nefes olduk. “Afrika’ya Nefes” ile 80.000 insanın hayatına dokunurken, “Çocuklara Nefes” ile 70 okula 1.000’in üzerinde bilim kiti bağışladık. 30 Adet anaokulu ve ilkokulu da tamamlayarak Milli Eğitim Bakanlığı’na teslim ettik. Hali hazırda 3 adet daha okulumuzun yapımı devam ediyor. Nef Vakfı çatısı altında bugüne kadar aldığımız her nefesi vermek, sahip olduğumuzu paylaşmakla yükümlü olduğumuza inandık. 3 yılda 18 projeyle topluma, evlere, çocuklara, engellilere, kadınlara nefes olduk ve 200.000’den fazla kişinin hayatına dokunduk. Nef Vakfı’nın bugünlere gelmesini sağlayan bu inancı devam ettirerek, hayatına dokunabildiğimiz insan sayısını artırmak ve dokunduğumuz hayatlarda kalıcı fayda sağlamak üzere projeler üretmeye devam ediyoruz.

Bunlardan biri de pandemi döneminde başlattığımız hareket oldu. Toplam 500 bin koruma siperliği, 10 bin entübasyon ve numune alma kabini, 2 bin dezenfeksiyon istasyonu ve 100 bin antibakteriyel tulum üretimine 21 Mart’ta başladık ve 600 bin malzemeyi bugüne kadar ihtiyaç duyan hastanelere teslim edildi.
 
Yine Nef Vakfı, Yer Yüzü Doktorları Derneği iş birlikteliğiyle Yemen’de ilk aşamada 3 tane tıbbi beslenme merkezi açtık.  Yemen halkı bu beslenme merkezlerinde doktor kontrollerini, takiplerini ve tedavilerini olabilmektedirler. Tıbbi olarak gerekli olan açlık sebebiyle ölümlerin önüne geçmek için tıbbi mamaların temini ve hastalara verilmesi sağlanmaktadır.

2. Kendini "kolektif üretim hareketi" olarak tanımlayan 3 Boyutlu Destek Hareketi ile işbirliğiniz nasıl gerçekleşti? 

Pandemiyle mücadelede ortaya çıkan yeni sivil aktörlerden biri olan 3 Boyutlu Destek, kendini 'kolektif bir üretim hareketi' olarak tanımlıyor. Türkiye’nin her ilindeki gönüllülerden oluşan temsilcileri ile ücretsiz olarak üretim yapan 3 Boyutlu Destek, dijitalleşmenin olanaklarını kullanarak hızlı hareket eden, yeni nesil üretim ve tedarik zincirinin mümkün olduğunu gösteren, çok farklı aktörlerle aynı anda iş birliği yapan ve tüm bunları sosyal fayda ekseninde yürüten özgün bir sivil inisiyatif…

3. Bu işbirliğinin her iki taraf için yarattığı faydalar neler oldu? Onlar için nasıl bir fayda/değer yarattınız? Siz Nef Vakfı olarak bir işbirliğinden neler öğrendiniz?

Açıkçası 3 Boyutlu Destek Hareketi ile Nef Vakfı iş birliği de çok özel bir örnek.  3 Boyutlu Destek hareketinin genç, yeni ve doğal olarak kurumsal bir yapı olmamasının getirdiği bazı özel durumlardan dolayı, Nef Vakfı olarak bir sinerji oluşturmuştuk. Bu sayede çalışmalar daha kurumsal bir hale getirildi yapılan işin değeri artırıldı. 3 Boyutlu Destek Hareketi’nin en başta ürettiği ürünler 600 bin civarında iken, Nef Vakfı desteğiyle 2 milyon adet civarında ürünün tedariği sağlandı ve  hepsi sağlık çalışanlarına ulaştırıldı.

Öğrendiğimiz konulara gelince, en başta iyi niyetli başlayan heyecanlı bir hareketin inanılmaz bir keyfi oluyor. Böyle bir inisiyatife destek olmak, birlikte hedef kitleyi genişletmek ise daha büyük bir keyif sağlıyor. 

4. Dünya genelinde yaşanan sorunlar, kimsenin tek başına çözüm üretebileceği sorunlar değil. Farklı kaslara, farklı yetkinliklere ihtiyaç duyulan sorunlar. Bu nedenle de cesur iş birlikleri çok büyük önem taşıyor. İş birliklerinin önemini, yaratabileceği gücü nasıl görüyorsunuz?

En değerli konuların başında geliyor iş birliği kültürü. Çağımızın doruğa çıkardığı ihtiyaç aslında. Ülkeler, kurumlar ve kişiler ayrımı çoktan geride kaldı. İş bölümü yetmez oldu. İş birliği yapmak bir gerekliliğe dönüştü. Nef Vakfı olarak iş birliği kültürünü benimsememiz, tamamen beklemeyen, çözülmesi elzem, öncelikli sorunlara karşı benimsediğimiz tutumumuz sayesinde; hem daha geniş kitlelere daha hızlı ulaşmamızı hem de iyi bir koordinasyonla verimliliği artırabilmemizi sağlıyor. 

5. İş yapış biçimlerinin, başarının tanımının değiştiği bir dönemden geçiyoruz. Şirketler bu dönüşüm sürecinde çok önemli bir role sahipler. Siz, ilk günden bu yana aslında NEF'i bir sosyal şirket olarak tanımladınız ve insana nef'es vermenin önemini anlattınız. İşleri daha 'iyi' yapmak nasıl mümkün olacak? Sizce iş dünyası mevcut sistemin çöktüğünün farkında mı?
Pandeminin de etkisiyle artık dünyada, özellikle küresel ekonomide konuşulan tek konu “kazanç”.  Daha fazla kazanmak ve tüketmek üzerine kurulu bu yapıyı değiştirebilecek gücün paylaşmak olduğuna inanıyorum. Şirketlerin, para kazanmak, başarılı olmak, kaliteli üretim yapmak gibi hedeflerinin önüne toplumsal fayda odaklı işler koyması gerektiğini düşünüyorum. Hepimizin tüketici olarak beklentisi, şirketlerin aynı zamanda sosyal bir amaca hizmet etmesi. Biz Nef olarak odağımıza sosyal şirket olma vizyonunu aldık. Nef Vakfı’nın belkemiği olan ‘İyilik Hareketi’nin temelinde gönüllülük ilkesi var. Aldığını paylaşma sorumluluğu var. Zira verdiğimiz bizimdir, elimizde tuttuğumuz değil. Bu kapsamda yalnızca sektörde değil, sektörümüz dışındaki şirketlere de örnek bir tavır sergilediğimizi, teşvik edici olduğumuzu düşünüyorum. Tüm dünyayı etkisi altına alan, adeta yaşamı durduran böylesi bir dönemde, bizlere çok fazla iş düşüyor. 

 

 

Dünya gazetesi