1-    Bulunduğunuz sektörde sektörü en zorlayan konu, gündem maddesi nedir?

Sektörü en zorlayan aslında eşdeğerde iki konudan bahsedebilirim. İlki artan maliyetler. TÜİK’in yeni açıkladığı Mart 2021 inşaat maliyet endeksine göre Mart 2020’ye göre maliyetler yüzde 32 arttı. Mart 2019’a göre yüzde 43, Mart 2018’e göre ise yüzde 80 arttı. 2017 ve öncesine göre ise artış iki kattan çok çok fazla olarak. Bu artan maliyetleri ise arsa fiyatlarındaki artış takip ediyor. Yine Endeksa verilerine göre ise Türkiye genelinde son 1 yılda konut imarlı arsa fiyatları %37 artış gösterdi. Ankara’da yıllık değer değişimi arsada %35, İzmir’de yıllık değer değişimi arsada %29, İstanbul’da ise yıllık değer değişimi %19 oldu. Buna bir de en başta bahsettiğim ikinci konuyu ekleyelim: Konut kredi faiz oranları. Merkez Bankası’nın verilerine göre tüm bankaların verdiği konut kredi faiz oranlarının ortalaması 2021’de yüzde 1,5. Bu oran 2020 ortalamasında yüzde 1,03 idi. Konut maliyetini artıran bu durum da konut edinme hayallerini beklemeye alabiliyor. Nitekim yine yeni açıklanan TÜİK verilerine göre 4 ayda 359 bin adet konut satıldı. Bunun sadece 64 bin adedi banka kredisi ile alınabildi. 

2-    Bu konu neden zorluyor? Bu konudaki rakamlar bu zorlamayı nasıl gösteriyor?(Mutlaka rakam alalım)

Bu iki konu hem sektörde yeni projelerin gelişmesini hem de konut satış hızını yavaşlatıyor. Türkiye’de maalesef tasarruf sorunu var. Bu nedenle konut alımı için tüketici finansmanı nerdeyse şart. Konut müşterileri ya kredi çekmek zorunda ya da konut satıcılarının uyguladığı vade kampanyalarından yararlanmak durumunda. Özellikle konut kredi faizlerinin düşük olması satışları direk hızlandırıyor. 2020’nin ilk 4 ayında 383 bin adet konut satışı gerçekleşmişti. Yüksek faiz oranı nedeniyle banka kredili satış 146 bin adetti. Yüzde 56 düşüş söz konusu.

3-    Zorluk sektörü nasıl etkiliyor?

Yeni proje lansmanları erteleniyor ve borçluluklar hafifleyemiyor bu sebeplerle. Konut satış maliyetleri artınca kar marjları düşüyor, bir de buna yüksek kredi faiz oranı nedeniyle azalan satış hızını ekleyince konut geliştiricileri yeni proje geliştirmek yerine eldeki stoka odaklanmak durumunda kalıyor. Yeni yatırımların olmayışı da tabiki istihdamı etkiliyor.

4-    4- Bu zorluk sizce nasıl aşılacak? Aşılması için nelerin değişmesi gerekiyor?

Bu zorlukların aşılması için öncelikle arsanın projedeki payının Avrupa’daki gibi yüzde 15-30 aralığına gerilemesi gerekiyor. Yine konut kredi faiz oranlarında bir iyileşmenin canlılığa katkı sağlayacağını düşünüyorum. Ayrıca yakın zamanda yapılmış bir araştırmadan bahsetmek isterim. 1 milyon dolar değerinde bir konut için uygulanan vergi Avrupa bölgesinde ortalama yüzde 3,8. Dünya ortalaması yüzde 3,3. Türkiye’de ise yüzde 4 seviyesinde. Biz ayrıca gelişmekte olan bir ülkeyiz. Bu anlamda ilk evini alana, yeni evlenenlere, emeklilere gibi belli kesimlere özel vergisel avantajlar sunulabilir ve oran dünya ortalamasının altına çekilebilir. Nitekim yakın geçmişe baktığımızda, ülkemizde konut satışlarını hem konut kredi faiz oranlarının yüzde 1’in altında olması hem de tapu harcı, damga vergisi gibi teşviklerin tetiklediğini gördük.