Mutlu bir İsveçli Klasiği: Lagom Felsefesi

Yıllardır dünyanın yüksek gelire ve refah düzeyine sahip ülkelerinden olan İsveçliler, son yıllarda yaşam felsefeleri olan ‘Lagom’ ile dikkat çekiyor.


Önceleri kitabevlerinde karşımıza çıkmaya başlayan İskandinav kültürü, sosyal medyadaki video ve önerilerle bilgi sahibi olmamıza yetti. Genel geçer bilgiler bir yana dursun, sadece İskandinavya’nın değil artık tüm dünyanın yaşam trendlerini değiştirmesine sebep olan ‘Lagom’ felsefesine yakından bakmanın zamanı geldi.

İsveç dilinde ‘Ne az, ne çok fazla, kararında olan’ anlamı taşıyan Lagom sözcüğü, aslında yıllar öncesine dayanan yaşanmışlıklara ait. Viking’lerden kalma olduğu söylenen bu felsefe geçmişinin, savaş ganimetlerini ya da yiyecekleri ‘lagom’ şekilde paylaşmaktan geldiği söyleniyor. Japon Kon Mari ve Danimarkalı Hyyge’den sonra oldukça popüler. Aynı zamanda popüler kültürün yarattığı yeni bir akım olmaktan çok daha fazlası…

Bolca gün ışığı alan evler içinde az aksesuarlı, zarif formlara sahip eşyalar ve dağınıklığı önleyecek bolca depolama alanıyla dengeli bir ‘Lagom’ evi çizgisinde yapabileceklerinizin listesini incelemek için birkaç küçük dokunuş yeterli olacak.

1.Sakinleşmeye ve Dengeye Doğru

Bu ‘Orta Karar’ olma düşüncesi, alçak gönüllü olma ile özdeşleşiyor. Kişinin kendi dengesini bulma ve onu koruma ile başlayan serüveninde, onu yoracak ya da vaktini boşa harcamasına sebep olacak tüm detayları yeniden gözden geçirme amacını taşıyor. Nordik halkını temsil ettiği düşünülen bu düşünce sistemi, hemen her alanı kapsıyor.

İsveç’te estetik ve hafiflik hissi, tasarımların öne çıkan özelliklerinden… Bu Kuzeyli anlayış, Lagom’un sihirli değneği gibi adeta. Mobilyalardan aksesuarlara kadar zamansız bir stili kucaklıyor.

2.Doğal Hayatı Yaşam Alanınıza Taşımak

Lagom felsefesine göre doğa oldukça önemli bir unsur. Organik ürün kullanmak, doğal dokulara sahip ev tekstil ürünlerini tercih etmek, sürdürülebilir bir çevre anlayışına destek vermek, çevreye uyumlu yaşamak ilk adımı oluşturuyor. Geri dönüşümün bir parçası olmaya özen göstermelisiniz.

Keten, bambu, hasır ve ahşap dokular… Bu görünümün olmazsa olmazlarından. Bu sade ve arındırılmış yaşam alanı içinde doğal ahşap kullanımı tercih edilmeli. Huzur veren ve organik ürünleri keyifle kullanacağınız ahşap servis tahtaları örneğin…

El yapımı ve el emeği ile üretilmiş büyük ya da küçük ölçekli tüm tasarımlar başımızın tacı adeta. En kalitelisi ve en iyisi olduğu düşünülen bu detaylar, özellikle aksesuar seçimlerinde dikkat çekiyor. Narin cam eşyalar ve heykelsi seramikleri bir de bu yönüyle inceleyin.
  
3.Kaliteli Mobilyalar, Sağlamlık ve Fonksiyonellik

İhtiyaç duyduğundan fazlasını tüketmeden ama aynı zamanda sevdiğin detaylardan kendini mahrum etmeden, asla ucuza kaçmadan bir hayat sürmek demek. Örneğin bir koltuk alacaksanız, bu mutlaka en kaliteli olanından ve uzun yıllar kullanılabilecek türden olanından seçilmeli. Uygun fiyatlarla tercih ettiğiniz eşyaların, sizi yarı yolda bırakması Lagom kültürüne uyum sağlamayacak.

Mobilya ve özellikle koltuk takımları seçimleriniz fonksiyonel, sade ve rahat olmalı. Stresli bir günün ardından yaşam alanınızda rahatlamanız ve şımarmanız oldukça önemli. Cilasız ve doğal mobilyalar ilk tercihiniz olmalı.

Kendinize ödüller vermenin ilk durağı sabah kahvaltıları… Günün ilk rutinini dingin ve mutlu bir şekilde yaşamak için yemek masanızın bulunduğu bölümü iyi bir gün ışığı alan ve sizi mutlu eden detaylarla dolu bir köşede kurgulayın.

4.Düzenin Sakinleştiren Etkisi

Genel görünüm olarak öncelikle düzenli bir alana sahip olmalısınız. Fazlalık olacak detaylardan ve kalabalık bir görünümden mümkün olduğunca uzak durmalısınız. Yaşam alanınızı sadeleştirilmiş bir eve dönüştürmek için kollarınızı sıvayın.

Ev dekorasyonu, sandığınızdan da önemli. Ruhunuza iyi gelmeyecek, eski, rahat olmayan ve kötü görünen bir yatak odası mobilyası kullanıyorsanız, ondan hemen kurtulmalısınız. Sizi yeni güne hazırlayan detaylarda cömert davranmanız gerekir.

Yaşam alanlarınızda kullanımına göre bir denge oluşturmalısınız. Örneğin eşyalar arasında rahat hareket edebilmeli, kendinizi geniş bir alan içinde konumlandırmalısınız.

5.Renk Oyunlarıyla Dengeyi Kurmak

İsveç’in en sevdiği renk ise gün ışığından maksimum yararlanma sağlayan beyaz renk kullanımı. Ferah ve aydınlık mekanlar yaratmak için Kuzey yönüne bakan bir odada kreme yakın, güneşli bir yöne bakan odada griye yakın beyaz tonları tercih edebilirsiniz.

Beyazın ardından doğa ile uyumu pekiştirmek için ikinci renk alternatifi ise yeşil. Yeşilin her tonunu özgürce kullanabileceğiniz bu stilde, pastel tonlar, mavinin hemen her tonu sırasıyla kullanılabilir.

Fazla sade ya da boş olduğunu düşündüğünüz bir köşede ise yapmanız gereken tek şey, biraz renk oyunu oynamak. Tek parça ve canlı bir renge sahip bir vazoyla, tek adımda bu işi bitirebilirsiniz.

6.Tekstil Çözümlerinde Dokularda Kalite

Bu kültür içinde doğal kumaş kullanımı oldukça değerli. Kaliteli olması ise birinci kural. Asla büyük halılar kullanmadan, hafif ve rahat ev tekstilleriyle tamamlayacağınız bir salonda örneğin,  koltuk üzerine alacağınız şallar yumuşacık olmalı.

Tekstillerde kullanılan renkler nötr olmalı. Daha çok dokuların ön plana çıktığı bir tasarımla yumuşacık yastıklar kullanırken yoğunluğa kaçmadan elegan ama birkaç yastıkla yetinmelisiniz.

19.02.2019 - Dekorasyon
Dekorasyon, İç Tasarım, Kültür